Bir toplantıda fikrinizi söylemek isterken içinizden gelen sesi susturduğunuz oldu mu? Yeni bir ortama girdiğinizde insanların sizi yargılayacağından endişe ettiniz mi? Başarılı olabileceğinizi bildiğiniz halde adım atmaktan çekindiğiniz zamanlar oldu mu? Bu sorulara cevabınız “evet” ise yalnız değilsiniz.
Özgüven doğuştan gelmez
Çoğu kişi özgüveni doğuştan gelen bir özellik sanır. Oysa özgüven; çocukluk deneyimleri, ilişkilerde aldığımız geri bildirimler ve kendimizle kurduğumuz iç konuşma üzerinden zamanla şekillenen bir yapıdır. Öğrenilmiş olması, yeniden öğrenilebileceği anlamına da gelir.
Özgüven eksikliğini besleyen üç örüntü
- Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak
- Hata yapmayı kimlikle eşitlemek (“yanlış yaptım” yerine “ben yetersizim”)
- Onay arayışını kendi değer ölçüsü haline getirmek
Ne işe yarar?
Küçük ve ölçülebilir adımlar, iç konuşmanın fark edilip yeniden çerçevelenmesi, kaçınma davranışlarının kademeli olarak azaltılması ve beden diliyle çalışmak özgüven üzerinde en güçlü etkiyi yaratan müdahalelerdir.
Bu süreçte psikoterapi, örüntülerin nereden geldiğini görmenizi ve yeni davranışları güvenli bir alanda denemenizi sağlar. Zorlandığınızı düşünüyorsanız profesyonel destek almak, süreci hem hızlandırır hem kalıcı hale getirir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel değerlendirmenin yerine geçmez. Benzer zorluklar yaşıyorsanız bir uzmandan destek almanız önerilir.